En son söylemem gerekeni baştan söyleyeyim… 12 ağacın gölgesinde başlayıp baskı gördüklerini, psikolojik şiddete uğradıklarını, özgürlüklerini ifade edemediklerini iddia edenlerin “demokrasi” kisvesine bürünüp başlattıklarını zannettikleri devrimin itidal, sağduyu çağrısı yapan ABD’ye kadar uzandığı “kaos eylem planı” başarılı olamayacaktır. Hiç kimse şunu unutmasın hatta aklından çıkarmasın bu MİLLET henüz son sözünü söylemedi!
Farkında değil misiniz oynanan oyunun, içine çekilmek istenilen tuzağın. Bu kadar mı görmez oldu gözleriniz, duymaz oldu kulaklarınız. Düşüncelerinizi kime, neye, niçin ipoteklediniz ? Düşünmekten bu kadar mı acizsiniz. Yanlış anlamayın derdim birilerini suçlayarak sıyrılmak değil. Derdimiz hiç ağaç, doğa, çevre değildi zaten, madem memleket elden gidiyor, karış karış satılıyor, madem bu kadar baskı ve zulüm görüyoruz biz niye sokakta değiliz ?
Biz niye sokakta değiliz biliyor musunuz? Sokakta "biz" yok çünkü sokakta derdi “millet” olanlar yok. Peki sokakta kimler var ? Sokakta şiddet var, sokakta anarşi var, sokakta ajanlar var, provokatörler, birilerinin görevlendirdikleri var. Sokakta dünün sanatçıları bugünün çığırtkanları var.
Bunlar niye sokaktalar, amaç ne ? Ağaç mı zannediyorsunuz, doğa sevgisi mi, memleket sevdası mı ? Mesele başka, niyet belli, biz anladık M. Ali Alabora, zaten biliyorduk, o yüzden yokuz ya meydanlarda… Seni unutmayacağım Nihat Doğan, darbe ehline küfrederken darbecilerin yanında oluşunu, provokatörlerin oyununa gelmeyin derken nasıl provokatör olduğunu, sosyal medyada kendinizin atıp kendinizin tuttuklarınızı, Ak Parti Karşıya İlçe binasının nasıl ateşe verildiğini, İP kanalı Ulusal TV'de mikrofonu kapalı sanan spikerin "Keşke birkaç ölüm olsa!" diyerek kana doymayışlarını asla unutmayacağım…
Ya CHP milletvekili Umut Oran’a ne demeli? Bir twit atıyorsun yemiyor arkasından silip başka türlü yazıyorsun. Şimdi sana soruyorum sözde demokrat Umut Oran sen kimsin ki beni sokağa çıkamamakla tehdit ediyorsun ? Sorsam ne yazar ki hem bunda da çark ederler bunlar, çarkçıbaşları ne ise çırakları da o. Zaten kendine güvenin olsa yazdığının ardında durursun, tükürdüğünü yalayıp silmezsin o twitini. Dürüst olun dürüst, bir şey kaybetmezsiniz.
Adnan Keskin, o da CHP milletvekili. Aylin isimli bir kızın öldürüldüğünü söyledi, iddia etti demiyorum bakın söyledi diyorum SÖYLEDİ hem de kendinden çok emin bir şekilde. Sağduyu beklediğimiz milletvekilleri halkı sokağa dökmeye çalışıp devletin polisiyle karşı karşıya getirmek istiyor. Sen kime hizmet ediyorsun Adnan Keskin, tarafın TÜRKİYE olsun. Asılsız haberleri bir twitter havarisi gibi televizyon programlarında yayıp provokatif tutumlar sergileyen Keskin’den Aylin’in cenazesine katılmasını istiyorum.
Peki İstanbul milletvekili Gürsel Tekin ne oldu istifa etti mi ? Sesi de hiç çıkmadı “CHP’nin bu işte imzası varsa ben istifa ederim” dedikten sonra. Gürsel Tekin’e bir vatandaş olarak çağrım verdiği sözün gereğini yerine getirip derhal istifa etmesi ve artık siyasetin yalanlarla yapılmayacağını millete göstermesidir.
CHP’ye niye üç paragraf ayırdım ? Nasıl ayırmayayım buldukları her kalabalığı sahiplenme çabası içerisindeler. Sen ki ana muhalefetsin, nasıl kamu malına zarar veren kıran, döken, parçalayan, yıkan bozguncuların peşine takılırsın. Sırrı Süreyya Önder’in dediği gibi ambulansın peşine takılan araba gibiler. Ama baktılar ki bu işler başka işler geri çekildiler. Madem sahip çıkmayacaktın niye ümit verdin ?
Sokakta birilerinin görevlendirdiği insanlar var dedim. Görevlerini anlatayım: polise küfredip, sataşıp tahrik ederek, yanından geçenlere sen niye eyleme katılmıyorsun vatan haini diyerek çatışma, şiddet ortamına zemin hazırlamak ve KAOS ortamı yaratmak. Bunları da her ilde eş zamanlı gerçekleştirmeye çalışarak belirli güç kademelerinin desteğini almak ve milletin seçtiği iktidarı güya devirmek!!! Bu, sizin devirdiğiniz şişelere benzemez ona göre.
Bunları atmıyorum beyler bayanlar. Ben bunları eylemci bir kızın ağzından dün gece yarısı Manisa sokaklarında duydum, bilmiyorum belki de bunları söylerken kafası kıyak da olabilirdi ama şu da bir gerçek ki hangi sarhoş(?) bu kadar organize bir anlatımı gerçekleştirebilirdi.
Bize düşen nedir ? Bizlere düşen bizi sahaya çekmeye çalışanların oyunlarına gelip onların çatışma ortamlarına zemin hazırlamamaktır. Şu anda eylem planları bu noktada tıkanmış durumda. Sakın ha sakın provokatörlere uyma, uydurma. Dikkat et, sen Fatihin torunusun! Sen "T.C."yi şişelerle, anarşiyle değil, dualarla kurdun. Herkes sakin kafayla "eser"ine bir baksın. Sandıkta hesaplaşır, sandıkta görüşürüz.
Amaaaa hatırlatmadan edemedim , edemeyeceğim de; ne kadar kısaltsam da ancak bu kadar kısalabildi. Biz hastane kuyruklarını, hastanelerde rehin kalmayı, enflasyon altında ezilmeyi, bize tezek yedirenleri ne çabuk unuttuk. Sen Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan Suçlusun Hem de Çok Suçlusun Çooookkk. Niçin suçlusun biliyor musun ?
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, 35 yıl sonra enflasyon tek haneli rakama indi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, 2001' de % 9,5 küçülen Türkiye, AK Parti iktidarında yıllık ortalama %7,6 oranında büyüdü
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, 2002'de 2.598 dolar olan milli gelir, 2012'de 10.504 dolara yükseldi Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında sanayi sektörü % 31,4 oranında büyüdü
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında 55 il ve 5 ilçede kent ormanı kuruldu. 'Her ilde bir kent ormanı' için çalışmalar devam ediyor
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, hastalarımızın hastanelerde, rehin tutulduğu günler sona erdi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, 756 bin çiftçinin 1,5 milyar TL borç faizi silindi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, Bütün iktidarların söz verdiği halde ödemediği nema hesabını AK Parti iktidarı kapadı. 4 yılda 14,7 milyar TL ödendi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, Esnaf kredi faizleri %52'den %5 'e indirildi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, 2002 yılında 83 milyon TL olan hayvancılık destekleri, AK Parti iktidarında, 1 milyar YTL' ye çıkarıldı
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, tüm sağlık kuruluşlarına acil başvurularda sigorta veya ödenme işlemlerinden dolayı beklemeye ve geri çevrilmeye son verildi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımızın her türlü sağlık giderleri karşılandı
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, vatandaşlarımızdan 112 ambulans hizmetleri için ücret alınması kaldırıldı
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, yüksek öğrenim bursları 45 TL'den 280 TL’ye çıkarıldı
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, hava ulaşımında sağlanan indirimle milyonlarca vatandaşımız ilk kez uçağa bindi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, "Aile Hekimliği Kanunu" çıkartılarak tüm illerde uygulamaya konuldu
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, yeşil kartlı vatandaşlarımızın devlet memurları gibi kamu sağlık hizmetlerin faydalanması ve ilaçlarını istedikleri eczaneden alması sağlandı
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, 4 yılda ilköğretim öğrencilerine 376 milyon; lise öğrencilerine 36 milyon adet ders kitabı ilk defa ücretsiz verildi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, "Hekim Seçme Hakkı" uygulaması başlatıldı. Doktorların hasta seçtiği dönemden hastaların doktor seçtiği döneme geçildi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, 2002'de IMF'ye 22,1 milyar dolar borcu olan Türkiye AK Parti iktidarında, borcu bitirdi. Üzerine 5 milyar $ borç verdi
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarında, SSK'lı ve Yeşil Kartlı hastaların ilaçlarını serbest olarak tüm eczanelerden almaları sağlandı
Suçlusun Recep Tayyip Erdoğan, 22,5 milyar euroluk ihaleleri yaptığın ülkene hizmet ettiğin, kazandırdığın, yola kefeninle çıkıp ölmekten, öldürülmekten korkmadığın, gücünü sadece ve sadece MİLLETTEN aldığın için suçlusun !!!



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder